Edirne merkezde, Trakya Üniversitesi kampüsüne yakın yaşayan Elif Hanım akademisyendi; eşi de kamu sektöründe çalışıyordu. Sekiz yaşındaki ilkokula giden çocukları için, okul saatleriyle mesainin örtüşmediği saatlerde süren bir bakım düzenine ihtiyaçları vardı. Aile Rumeli göçmeni olduğu için anneanne Bulgarca konuşuyordu; çocuğun okul Türkçesiyle ev dilini dengeleyen bir destek istiyorlardı. Aile Çare'de Trakya Üniversitesi okul öncesi formasyonlu, ödev desteği verebilen ve temel düzeyde Bulgarca bilen bir bakıcıyla okul sonrası düzende anlaştı. Okul çıkışı eşliği, ödev rutini, günlük dil planı ve ekran kuralları sözleşmeye yazıldı.
İlk haftalarda kayıt yapılmadı. Bakımın süreceği görülünce aile, e-Devlet'ten 5510 EK-9 bildirimini tamamladı; bakıcı böylece iş kazası sigortası, hastalık raporu ücreti ve SGK sağlık güvencesi kapsamına girdi.
O kararın değeri kısa süre sonra anlaşıldı: bakıcı bir dönem rahatsızlanıp tedavi gördü. SGK kaydı olduğu için süreç güvenceliydi. Elif Hanım'ın sözü şu oldu: "Anneannemle Bulgarca anlaşması, çocuğumun ödevini oturtması ve iki dilini dengelemesi bizim için değerliydi. Bildirimi ilk gün yaptırın."